KARISTIRIRIM
Ben gece ile gunduzu karistiririm,
Gunduzu gece iken dusunur;
Geceyi de gunduz olarak dusunur,
Gunduzu karistiririm.
Ben bazen kendimi de karistiririm.
Ben, icimdeki benmiyim, yoksa
Disimdaki benmiyim onuda karistiririm.
Ben hep yalnizimdir ama dusuncemleyimdir.
Dusunur onuda karistiririm.
Cayima seker katarim , karistirmayi unuturum.
Karistirdim mi yoksa karistirmadim mi?
Onu da karistiririm.
Karistiririm ben hep bir kepce gibi
Bazen de kasik gibi
Hep karistiririm yasami , dunyayi , insanlari.
Ama hic karistirmam,DOGRUYU ve YANLISI.
THE MUMMERS DANCE
When in the springtime of the year
When the trees are crowned with leaves
When the ash and oak, and the birch and yew
Are dressed in ribbons fair
When owls call the breathless moon
In the blue veil of the night
The shadows of the trees appear
Amidst the lantern light
We’ve been rambling all the night
And some time of this day
Now returning back again
We bring a garland gay
Who will go down to those shady groves
And summon the shadows there
And tie a ribbon on those sheltering arms
In the springtime of the year
The songs of birds seem to fill the wood
That when the fiddler plays
All their voices can be heard
Long past their woodland days
We've been rambling all the night
And some time of the this day
Now returning back again
We bring a garland gay
And so they linked their hands and danced
Round in circles and in rows
And so the journey of the night descends
When all the shades are gone
"A garland gay we bring you here
And at your door we stand
It is a sprout well budded out
The work of Our Lord’s hand"
LOREENA McKENNITT
MAVÎ ÎSTE,
CIVIL CIVIL, KIPIR KIPIR MAVÎ....
DENÎZ MAVÎSÎ, KARARSIZ VE HIRCIN.
ASK GÎBÎ, VEREM GÎBÎ ÎSLER ÎCÎMÎZE.
KÂH YESÎLE, KÂH SU RENGÎNE DÔNÛSEREK
CILGINA CEVÎRÎR ÎNSANI.
A.C
![]()
O bence az güzeldir
Herkes biliyorsa
O bence hiç güzel değildir...
O'nun güzelliğini yalnız ben görüyorsam
Bu sevgidir
Yalnız ben biliyorsam Bu aşktır.
Hiç kimse görmüyorsa yalnızlıktır...
*********
Gülüm seni alır dağa çıkarım
Yüce dağ başında çadır açarım
İpekli alamazsam alırım basma
Gülüm seni yine beslerim ben
*********
Ben alışılmış şeyleri sevmem, bilirsin.
Yaşamaksa dilediğim gibi yaşamalıyım,
Sevmekse gönlümce sevmeliyim.
Kendi ellerimle yazmalıyım alınyazımı,
Ölmekse istediğim anda ölmeliyim...
*********
İLLA
GÖZLERİNİN İÇİNE GİRDİM
BAŞKA ALEMLER GÖZLEDİM
BEN BUNLARLA ÖVÜNMEDİM
BEKLEDİM İLLA
BEKLEDİM SEVDİM
GÖLGELEMEDİM BAĞINI BAHÇESİNİ
GÜNÜ GÜNEŞİ ÖRTMEDİM
YAPILANLAR SÖYLENMEZ Kİ HER ZAMAN
SÖMÜRMEDİM İLLA
SÖMÜRMEDİM SEVDİM
İLLA SEVDİM
YÜREĞİNE KULAK VERDİM
NEFES ALDI BEN DİNLEDİM
D
ŞEHİR AKŞAM VE SEN
Koynumda çırılçıplaksınız
şehir akşam ve sen
aydınlığınız yüzüme vuruyor
bir de saçlarınızın kokusu.
Bu çarpan yürek kimin
sesleri soluklarımızın üstünde küt küt atan
senin mi şehrin mi akşamın mı?
yoksa benimkisi mi?
Akşam nerde bitiyor nerde başlıyor şehir
şehir nerde bitiyor sen nerde başlıyorsun
ben nerde bitip nerde başlıyorum?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.
Mesela bir barikatta dövüşerek
mesela kuzey kutbunu keşfe giderken
mesela denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı dolu dizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Nazım Hikmet
ANNEME MEKTUP
Ben bu gurbet ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içine mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta b
Böylece bir lahza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Gözlerim kapanıp daldığım zaman,
Yeniden yollara düzülmekteyim.
Son günüm yaklaştı görünesiye,
Kalmadı bir adım yol ileriye;
Yüzünü görmeden ölürsem diye,
Üzülmekteyim ben, üzü
Necip Fazıl KISAKÜREK
"Canım Anneme"
Yine günler sensiz, gece karanlık.
Hasretin kalbimi dağlıyor anne.
Yetti bu ızdırap, yetti ayrılık.
Gözlerim şelale, çağlıyor anne.
Mâkus tâlih bizi ayrı kılsa da,
Güzel günlerimiz mâzi kalsa da,
Gerçekte kavuşmak hayal olsa da,
Düşlerim visâli sağlıyor anne.
Terkedilmiş bir han, ki yolcu inmez.
Garip evlâdının gözyaşı dinmez.
Yol üstünde derviş yola erinmez,
Bu yollar beni sana bağlıyor anne.
Beklemekten söndü gözümün feri.
Sabahlar gayesiz, gece serseri.
Sadece ben değil, günlerden beri,
O seccaden bile ağlıyor anne.
(Yusuf DEMİR
GUN DOGUYOR
Dılı cozuluyor gecelerın
Golgeler kacısıyor derıne
Alıp sıhrını bılmecelerın:
Gun doguyor sehrın ustune
Korkarak sekıl alıyor bacalar
Gun doguyor sehrın ustune
Bakıyorlar gunun gozlerıne
Gozlerı uykulu atmacalar
Sallayarak dallarını kavak
Yukselıyor hergunku yerıne
Gun doguyor sehrın ustune
Mavı bır ısıkla agararak
Gun doguyor sehrın ustune
Renk renk hacımle doluyor her yer
Dalıyor dagınık yuzlu evler
Hala
Ah bu şarkıların gözü kör olsun
Öyle dudak büküp hor gözle bakma
Bırak küçük dağlar yerinde kalsın
Çoktan unuturdum ben seni çoktan
Ah bu şarkıların gözü kör olsun
Güzelsen güzelsin yok mu benzerin
Goncadır ilk halin bütün güllerin
Aklımda kalmazdı yüzün ellerin
Ah bu şarkıların gözü kör olsun
Bir gülüşün var ki kaş çatar gibi
En güzel sözlerin azarlar gibi
Hiç bağlanırmıydım çocuklar gibi
Ah bu şarkıların gözü kör olsun
Sonunda tuz bastın gönül yarama
Nice dağlar koydun nice arama
Seni terkedip gitmek var ama
Ah bu şarkıların gözü kör olsun
(Avni Anıl / Şahin Çandır)
Şahsiyet
İlim ilim bilmektir ilim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin ya nice okumaktır
Okumaktan ma'ni ne kişi Hakk'ı bilmektir
Çün okudun bilmezsin ha bir kuru emektir
Okudum bildim dem çok tâat kıldım deme
Eri Hak bilmez abes yer
Dört kitabın ma'nisi tamamdır bir elifte
Sen elif dersin hoca ma'nisi ne demektir
Yunus Emre der hoca gerekse var bin hacca
Hepsinden iyice bir gönüle girmektir
(Yunus Emre)
Zamanımızın Paradoksu
Daha yüksek binalarımız var, ama daha küçük tapınaklarımız;
daha geniş otoyollarımız, ama daha dar ufuklarımız;
daha çok harcıyoruz, ama daha az sahip oluyoruz;
daha çok satın alıyoruz, ancak aldıklarımız bizi daha az mutlu ediyor.
Daha büyük evlerimiz ve daha küçük ailelerimiz var;
daha fazla konfora sahibiz, ama daha az zamanımız var;
daha az bilgiye ama daha çok yargıya sahibiz;
daha çok uzmanımız var, ama bir o kadar fazla da sorunumuz;
daha çok tedaviye, ama daha az sağlığa sahibiz.
Daha pervasızca harcıyor, daha az gülüyor,
daha hızlı ulaşım yapabiliyor, daha çok ve daha çabuk sinirleniyor,
daha geç uyanıyor, daha çabuk yoruluyoruz,
daha az okuyor, daha fazla TV seyrediyor ve daha nadir dua ediyoruz.
Sahip olduklarımızın sayısını katladık, ama değerlerimizi azalttık.
Daha fazla konuşuyoruz, daha nadir seviyor ve daha çok yalan söylüyoruz.
Bir yaşantı kurmayı öğrendik, ama hayatı değil;
hayata seneler ekledik ama senelere hayatı değil...
Aya gidip geldik, ama yeni komşumuza ziyarete gitmek için
caddenin karşısına geçmekte zorlanıyoruz.
Dış uzayı fethettik, ama iç uzayı değil;
daha büyük işler yaptık, ama daha iyi değil;
havayı temizledik, ama ruhları kirlettik;
atomu parçaladık, ama önyargılarımızı kıramadık;
daha çok yazıyoruz, ancak daha az öğreniyoruz;
daha çok plan yapıyoruz, ama gerçekleştirdiklerimizin sayısı daha az...
Hızla hücüm etmeyi öğrendik, ama beklemeyi değil;
daha fazla gelirimiz, ama daha düşük ahlakımız var;
daha çok yiyecek, ama daha az tatmin;
daha çok tanıdığımız var, ama daha az dostumuz;
daha fazla çaba, ama daha az başarı.
Daha fazla bilgi depolamak, şimdiye kadarkinden de fazla kopya üretmek için
daha çok bilgisayar yaptık, ama iletişimimiz daha az;
sayıca çoğaldık, ama kalitede azaldık.
Şimdi hızlı beslenme ve yavaş sindirme;
uzun adam ve kısa karakter, aşırı kâr ve sığ ilişkiler zamanı.
Bu zamanlar dünyada barış, ama evde savaş;
daha fazla boş zaman, ama daha az eğlence;
daha çeşitli yiyecekler, ama daha az beslenme zamanları.
Bu günler iki gelire sahip olduğumuz, ama daha fazla boşandığımız;
daha muhteşem evler, ama dağılan yuvalar günleri.
Bu günler hizli seyahatler, kullanılıp atılabilen havlular,
fırlatılıp atılmış ahlak, tek gecelik ilişkiler,
aşırı kilolu vücutlar ve mutluluk vermekten, sakinleştirmeye,
öldürmeye kadar herşeyi yapabilen haplar zamanı.
Bu zamanlar vitrinde çok fazla, ama depoda hiçbir şeyin olmadığı zamanlar...
(anonim)
SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM;seni sevdiğim için,sana inandığım için,senden ötede yanlız ölüm olduğu için...
SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM;birlikte ölümsüzlüğe erlimdiye karanlıkları birlikte aydınlatalım diye birlikte var olalım diye...
SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM;benimle kadere meydan okuyabilecek misin?,hiçe sayacak mısın benimle insanları,yaşamayı ve Tanrıyı?
Aşk seninle başkadı erdemlerim mutluluklarım senden geliyor...herşey seninle güzel ölüm bile...
Yaşamak mı dedin?sürünmeğe değer mi?Tanrımı dedin?ölümde onun eseri değil mi?Kadınlar mı dedin ?Unuturlar
Güz aylarında rüzgarın savurduğu iki yaprak gibi ayrı bahçelerden koparılmış aynı vazoya konmuş iki gül gibi birbirine karışan ikideniz gibi SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM..
İsterdim yunuslar gibi özgür olmak
Onlar gibi mükemmel,sevecen
Açılmak isterdim sonsuzluğa
Dönüp arkama bakmaksızın
Ortak olmak isterdim o mavi dünyaya
Gönlümce her güzelliğe
Gezmek isterdim tüm denizleri
Gizemler içinde;hevesle
Tanınmak isterdim evrende
Kusursuzluğum ve enerjimle
Haykırmak isterdim sesim çıktığı kadar
Her canlının SEVGİ için yaşadığını
Sen aşk nedir bilmezsin
Beni sevmedin ki
Ağla ağşayabildiğin kadar
Bütün güzellikler sende
Ama aşk bendedir
******************************************************
Hayatta en acı şey
Merhaba diyerek birleşen ellerin
Elveda diyerek ayrılmasıdır
********************************************************
Allahım canımı öyle bir
Bir gün anarken ismini
Kısılır sesim
Aşkım kördüğüm olup
Tükenince nefesim
bil ki sevgilim ben
Yanlız seni sevdim
Hayatta en çok değer verdiğim şeyi sana vermek isterdim ama seni sana veremem ki Damarımda kan değil sen varsın
Canımı azrail değil aşkın alsın
İsterse tanrım Mecnun gibi yollara salsın
Ömrümce sevdiğim bir sen varsın
Müsade et de
Aşkım ebediyen kalbimde kalsın
**********************************************************
Birisi seni ömrü boyunca sevse
Benim seni bir anlık sevdiğim kadar bile sevemez
**********************************
Dün gece seni
Daha sonrada
Ölümü düşündüm
Acaba ölüm mü daha acıydı
Yoksa sensizlik mi
Sensizlik ölümdü
Ölüm zaten sensizlik
Bir gün görürsen
Kanlı cesedimi sahilde
Yaşla dolmasın o güzel gözlerin
Son dileğim iyi dinle
Bekleyeceğim seni
Öbür ömrümde bilr
****************************************************
Kalbimden silip atamadığım
Maziye koymaya
Biricik Eşime
Eylül'de
Benim bildiğim çiçekler, solardı Eylül'de
Senin Sevgin
Gözlerden yüreklere, gizli bir yol uzanır
İnsan seni görünce, bilmem nasıl dayanır?
Aşk denen o güzel şey, bir tek senle yaşanır.
Seni görmeyenlere, inan ki çok şaşılır.
Seninle tüm zorluklar, birer birer aşılır,
Senin SEVgin olmazsa,herşey anlamsızlaşır,
Kalbimdesin...
Süre yok benim sevgimde
Bu dediğin, geçici şeylerde.
Yaşayacaksın hep yüreğimde
Sevgim ulaşacak ta edebiyete...
Sen neredesin biliyor musun?
Kalbimin en yüksek doruğundasın.
Kimse indiremez seni oradan,
Yüreğimde bir sen varsın, bir de yaradan...
(27 Eylül 1996)O.U
Ne Güzel
Sevgi gibi , var mı bu dünyada?
Hissetmek, söylemek, duymak ne güzel...
İnsanı insan yapan o güzel duyguyu,
Yaşamak, paylaşmak, kavrulmak ne güzel..
Doğru insan ile doğru zamanda,
Karşılaşmak, konuşmak ne güzel..
El ele bulutlar üstünde uçarken,
Stresten, dertten, arınmak ne güzel
Sen benim için gerçek rüyasın...
İstersen saklama, bunu herkes duysun.
İlk görüşte sevdim seni,biliyormusun?
Haykırmak, duyurmak, yaşamak ne güzel..
(10 Eylül 1996 01.00) O.U
Sevgiler
Sevgi, hayatın en önemli duygusu,
O olmasaydı, ne olurdu insanoğlu?
Nasıl yaşardı bunca aşkları, acıları
Ne anlardı? Yakalasada mutluluğu
Öyle kolay değil pat diye sevilmek,
Sevilmek için , sevmesini bilmek gerek.
Fedakarlıktır, sevginin temeli,
Sevmek isteyen önce bunu bilmeli.
Bak tarihe, ne aşklar gelmiş geçmiş
Hepsi de ,hepsi de birbiri için neler yapmış
Leylalar-Mecnunlar, Ferhatlar-Şirinler
Dillere desten olmuş, bu sevgiler...
(08 Ekim 1996) O.U
Yüreğimdeki Ateşsin
Beni Kim Anlar
Saatler yine gece yarısını geçmiş.
Evlerin ışıkları bir bir sönmüş,
Şehir karanlığa bürünmüş,
Heryerde bir sessizlik var..
Deli yüreğimde kopuyor fırtınalar..
Hiç birşeyi dinlemiyor onlar.
Düşünüyorum, yaşamayan bundan ne anlar.
içimden bir ses,kalk diyor yerinden.
Koş git, derin karanlıklara meydan oku.
Ulaş sevdiğine, kimselere görünmeden,
Akdenizin ılık rüzgarı gibi sar ve çılgınca sev onu...
(13 Ocak 1997/00.55)O.U
Ölümden Korkmam Artık
SEVDAMIZIN;ADI BERRAK,SONU TOPRAK,DÖNEN ALÇAK OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! YAÐMURU SEVDÝÐÝNÝ SÖYLÜYORSUN,YAÐMUR YAÐINCA ÞEMSÝYENÝ AÇIYORSUN;GÜNEÞÝ SEVDÝÐÝNÝ SÖYLÜYORSUN,GÜNEÞ AÇINCA GÖLGEYE KAÇIYORSUN;RÜZGARI SEVDÝÐÝNÝ SÖYLÜYORSUN,RÜZGAR ÇIKINCA PENCERENÝ KAPATIYORSUN;ÝÞTE BUNDAN KORKUYORUM ÇÜNKÜ BENÝDE SEVDÝÐÝNÝ SÖYLÜYORSUN!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
![]()
![]()
****BİR GÜNAH İŞLEDİM KAYBETTİM SENİ....
BİLİRİM GERİYE DÖNMEZSİN....
BİR GÜNAH İŞLEDİM ÇOK ÜZDÜM SENİ
BİLİRİM BİR DAHA SEVMEZSİN....
HER GECE SENİ ÖZLEDİĞİMİ SÖYLESEMDE
FAYDASI YOK BİLİRİM....
HER GECE SENİ UNUTMAK İÇİN S
EVİŞSEMDE SEVİŞSEMDE
SEN BAŞKAYDINSEVGİLİM....
BEN HATALARIM İÇİN
SANA YAPTIKLARIM İÇİN
HİÇ AFFETMEDİM KENDİMİ...
İNAN BANA....
HALA SIZIN İÇİMDE AĞLARIM
DÜŞÜNDÜKÇE HİÇ AFFETMEDİM KENDİMİ...****
INAN BATMIS SEHIRLER GIBI ONARILMAZ ANILAR
ay soluk soluga
gizli yilan isliklariyla ozsuyu zaptediyor
henuz birer iskelet gibi ciplak
asagidan yukariya agaclari
cicekleri uyandi uyanacak
koparsam korkarim
koparmasam
oyle yogun bir elektrikle
citirdar ki saclari
kim degse tutusacak
dokunsam korkarim
dokunmasam
gozleri bir yangin baslangicidir
dudaklari kirmizi alarm
ugultusu sehre yayilir
sokak sokak
tutulsam korkarim
tutulmasam
Attila ILHAN
NE ÇOK ŞEYİ SEVDİM
Hep kavgalar oldu hayatımda
Ama ben barışı sevdim
Kara bulutlar çöktü üstüme
Ben masmavi gökyüzünü sevdim
Sevginin çürüdüğü toprakta
Ben sevmeyi sevdim
Soran olmadı hiç neyi sevdiğimi
Oysa ben ne cok şeyi sevdim
Ben çocukları, ben türküleri
Ben dünyayı, ben sevdayı
Ben insanı sevdim
Ben mehtabı, ben yağmuru
Bir de seni sevdim....
Soner Olgun
Dağ tepesinde bir çam olamazsan
Vadide bir çalı ol - ama
Dere kenerındaki en iyi küçük çalı sen olmalısın
Çalı olamazsan bir avuç ot ol
Bir yola neş'e ver
Bir nilüfer olamazsan bir saz ol - ama
Gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın
Hepimiz kaptan olamayız, tayfa olmaya da mecburuz
Burada hepimiz için birer iş var
Cadde olamazsan patika ol
Güneş olamazsan yıldız ol
Ralph Waldo
Sen Söylemeden de Biliyorum
Seziyorum ki kaçacaksın.
Yalvaramam koşamam
Ama sesini bırak bende
Biliyorum ki kopacaksın
Tutamam saçlarından
Ama kokunu bırak bende
Anlıyorum ki ayrılacaksın
Çok yıkkınım yıkılamam
Ama rengini bırak bende
Duyumsuyorum ki yiteceksin
En büyük acım olacak
Ama ısını bırak bende
Anımsıyorum ki unutacaksın
Acı kursun bir okyanus
Ama tadını bırak bende
Nasıl olsa gideceksin
Hakkim yok durdurmaya
AMA KENDINI BIRAK BENDE
Aziz NESİN
BİR AYRILIŞ HİKAYESİ
Erkek kadına dedi ki :
- Seni seviyorum
ama nasıl,
avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya
çıldırasıya…
Erkek kadına dedi ki :
- Seni seviyorum
ama nasıl,
kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzde binbeşyüz, yüzde hu
Kadın erkeğe dedi ki :
- Baktım dudağımla, yüreğimle, kafamla :
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
Şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana…
Ve ben artık biliyorum :
Toprağın _
yüzü güneşli bir ana gibi _
En son en güzel çocuğunu emzirdiğini…
Fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olanın parmaklarına
başımı kurtarmam kabil değil!
Sen
yürümelisin,
Yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak…ve
Kadın sustu,
S a r ı l d ı l a r .
Bir kitap düştü yere…
Kapandı bir pencere…
A y r ı l d ı l a r…
Nazım HİKMET
Öğrendim
senin sözlerinle kapattığım günümü
yine senin sözlerinden oluşan bir karabasana döküyorum
gün yeni başlıyor benim için, belki de asla bitmiyor
sen yüklü ayrıntılarım...
ismi sen, kokusu sen,
tadı sana dair bir devinimden ibaret yaşamım,
uzun zamandır.
anlaşılmadığımı, ya da yanlış hükümler altında ezildiğimi
sana itiraf edip
aynalardan kaçmak yerine,
gözlerindeki yansımama sarıldığımı hatırlıyorum...
Sende "beni" sevdiğimi ha
Düşüncelerinize dikkat ediniz, kelimelere dönüşürler
Kelimelerinize dikkat ediniz, fiilere dönüşürler
Fiilere dikkat ediniz, alışkanlıklara dönüşürler
Alışkanlıklarınıza dikkat ediniz, karaktere dönüşürler
Karakterinize dikkat ediniz, alın yazınız olurlar
B E L A S E V D A
Akşam oldu şehrimde
Penceremde kuşlar göründü
Biryaşlı hayal gözlerimde
Gözlerimi yaşlar bürüdü
Çilem dolmuyor
Giden dönmüyor
Çalan olmuyor kapımı
Ağlamaktan kurudu gözlerim
Ağlıyorum neydim ne haldeyim
Hatırlarsan bıraktığın yerdeyim
HALA SEVDALINIM
Seni seviyorum kim olduğunu bilmesemde
Düşlerimdesin hergün seni görüyorum
Senin için üzülüyor her şarkıda seni düşünüyorum
Kimsin sen seni neden seviyorum
Önceden onun için ağladığım şarkıları
Şimdi senin için dinliyorum
Kimsin sen sana neden değer veriyorum
Sensiz bir günüm olmadı hiç
Belki de olmasını istemiyorum
Seni istiyor,sensiz bir gün düşünemiyorum
Kimsin sen seni neden özlüyorum
Kim olduğunu buldum ben
Yanlızken avunduğum kişisin
Bana mutluluk,huzur verirken
Düşümde yarattığım tek kişisin.
Neslihan YILDIZ
Niye sanki hep acı çeken benim
Uyku tutmuyor gecelerim
Rüzgarın fısıldadığı şarkılarla birlikte
İstenmedik bir sonla aşka veda ederim
Ve son adımı atan niye
benimEn son acı çeken ve ağlayan
Niye onsuz kalan yine benim
Eğer acı çekmemi isteyen oysa
Sonsuza dek varsın çekerim
Loş ışıklar altında ağlamak olsun kaderim
İçin için ağlarken ben burada
Hiçbir şeyden haberi olmayan o
Ağlamaktan göz pınarımın kuruduğu
nuNekadar zaman geçse de hiçbir zaman bilemeyeceksin
Neslihan YILDIZ.
Bu kente yalnızlık çöktüğü zaman
Uykusunda bir kuş ölür ecelsiz
Alıp da başını gitmek istersin
Karanlık sokaklar kör, sağır, dilsiz
Ey sevda kuşanıp yollara düşen
Bilesin bu yolar dağlar dolanır
Yara ulaşmadan düşersen eğer
Yarına sesinin yankısı kalır
Gecenin içinde gün aralanır
Yar sevdası ile yürek bilenir
Sızılı bir ırmak uğurlar seni
Su olup akarsın kır çiçeklenir
İbrahim KARACA
Şu diyari gurbet elde
Şen değil gönlüm şen değil
Aman kimse bilmez ahvalımdan
Şen değil gönlüm şen degil
Sergerdar oldum gezerim
Aman hem okuyup hem yazarım
Gece gündüz intizarım
Şen degil gönlüm şen değil
Ben cismimi yaktım nara
Aman gönlüm uğramış efkara
Tecellim yok bahtım kara
Şen değil gönlüm şen degil
Mücrimiyem didem yaşı
Aman gamdan ayrılmadı başım
Zalımlardan yedi taşı
Şen değil gönlüm şen degil
Aşık Nesimi ÇİMEN
Kalktı göç eyledi Avşar illeri
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eder ırağı
Yüce dağ başından aşan yollar bizimdir
Belimizde kılıncımız kirmani
Taşı deler mızrağımın temreni
Hakkımızda devlet vermiş fermanı
Ferman padişahın dağlar bizimdir
Dadaloğlu'm bir gün kavga kurulur
Öter tüfek, davlumbazlar vurulur
Nice koçyiğitler yere serilir
Ölene ağlama yarın bizimdir
Dadaloğlu
BİR DAHA GELİRSEM EĞER
Eğer yeniden başlayabilseydim yaşama,
İkincisinde daha çok hata yapardım!
Kusursuz olmaya çalışmazdım, sırtüstü yatardım...
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar;
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım!
O kadar temiz olmazdım, daha çok risk alır, daha çok seyahat eder,
Daha fazla güneşin doğuşunu seyreder, daha çok dağa tırmanır,
Daha çok nehir aşardım...
Görmediğim yerlere gider, daha çok dondurma, daha az bezelye yerdim!
Problemlerin daha gerçek
JORGES LUIS BORGES
-Trajedilerin en kötüsü genç yaşta ölmek değil,yetmiş beş yaşa kadar yaşamak ama gerçek anlamda yaşamamış olmaktır.
M.LUTHER KİNG
YAŞAMAYA DAİR
Yaşamak şakaya gelmez,
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Bir sincap gibi mesela,
Yani yaşamın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
Yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
Yani o derecede, öylesine ki,
Mesela kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
Yahut kocaman gözlerin,
Beyaz gömleğinle bir labaratuarda
İnsanlar için ölebileceksin,
Hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
Hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
Hem de en güzel, en gerçek şeyin
Yaşamak olduğunu bildiğin halde
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
Yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
Yaşamak, yani ağır bastığından.
Nazım HİKMET
...yaşadıklarınsın...
YENİLİĞE DOĞRU
Her gün bir yerden
Göçmek ne iyi
Bulanmadan donmadan
Akmak ne hoş
Her gün bir yere
Konmak ne güzel
Bulanmadan donmadan
Akmak ne hoş
Dünle beraber
Gitti cancağızım
Şimdi yeni şeyler
Söylemek lazım
Ne kadar söz varsa
Düne ait
Şimdi yeni şeyler
Söylemek lazım.
MEVLANA