Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!
KARISTIRIRIM

KARISTIRIRIM

Ben gece ile gunduzu karistiririm,
Gunduzu gece iken dusunur;
Geceyi de gunduz olarak dusunur,
Gunduzu karistiririm.
Ben bazen kendimi de karistiririm.
Ben, icimdeki benmiyim, yoksa
Disimdaki benmiyim onuda karistiririm.
Ben hep yalnizimdir ama dusuncemleyimdir.
Dusunur onuda karistiririm.
Cayima seker katarim , karistirmayi unuturum.
Karistirdim mi yoksa karistirmadim mi?
Onu da karistiririm.
Karistiririm ben hep bir kepce gibi
Bazen de kasik gibi
Hep karistiririm yasami , dunyayi , insanlari.
Ama hic karistirmam,DOGRUYU ve YANLISI.

 

THE MUMMERS DANCE

When in the springtime of the year
When the trees are crowned with leaves
When the ash and oak, and the birch and yew
Are dressed in ribbons fair

When owls call the breathless moon
In the blue veil of the night
The shadows of the trees appear
Amidst the lantern light

We’ve been rambling all the night
And some time of this day
Now returning back again
We bring a garland gay

Who will go down to those shady groves
And summon the shadows there
And tie a ribbon on those sheltering arms
In the springtime of the year

The songs of birds seem to fill the wood
That when the fiddler plays
All their voices can be heard
Long past their woodland days

We've been rambling all the night
And some time of the this day
Now returning back again
We bring a garland gay

And so they linked their hands and danced
Round in circles and in rows
And so the journey of the night descends
When all the shades are gone

"A garland gay we bring you here
And at your door we stand
It is a sprout well budded out
The work of Our Lord’s hand"

LOREENA McKENNITT

 

MAVÎ ÎSTE,
CIVIL CIVIL, KIPIR KIPIR MAVÎ....
DENÎZ MAVÎSÎ, KARARSIZ VE HIRCIN.
ASK GÎBÎ, VEREM GÎBÎ ÎSLER ÎCÎMÎZE.
KÂH YESÎLE, KÂH SU RENGÎNE DÔNÛSEREK
CILGINA CEVÎRÎR ÎNSANI.

A.C

O bence az güzeldir

Herkes biliyorsa

O bence hiç güzel değildir...

O'nun güzelliğini yalnız ben görüyorsam

Bu sevgidir

Yalnız ben biliyorsam Bu aşktır.

Hiç kimse görmüyorsa yalnızlıktır...

*********

Gülüm seni alır dağa çıkarım

Yüce dağ başında çadır açarım

İpekli alamazsam alırım basma

Gülüm seni yine beslerim ben

*********

Ben alışılmış şeyleri sevmem, bilirsin.

Yaşamaksa dilediğim gibi yaşamalıyım,

Sevmekse gönlümce sevmeliyim.

Kendi ellerimle yazmalıyım alınyazımı,

Ölmekse istediğim anda ölmeliyim...

*********

İLLA

GÖZLERİNİN İÇİNE GİRDİM
BAŞKA ALEMLER GÖZLEDİM
BEN BUNLARLA ÖVÜNMEDİM
BEKLEDİM İLLA
BEKLEDİM SEVDİM
GÖLGELEMEDİM BAĞINI BAHÇESİNİ
GÜNÜ GÜNEŞİ ÖRTMEDİM
YAPILANLAR SÖYLENMEZ Kİ HER ZAMAN
SÖMÜRMEDİM İLLA
SÖMÜRMEDİM SEVDİM
İLLA SEVDİM
YÜREĞİNE KULAK VERDİM
NEFES ALDI BEN DİNLEDİM
D
UYDUKLARIM ANLATILMAZ
SIR VERMEDİM İLLA
SIR VERMEDİM SEVDİM
GÖLGELEMEDİM BAĞINI BAHÇESİNİ
GÜNÜ GÜNEŞİ ÖRTMEDİM
VERİLENLER İSTENMEZKI HER ZAMAN
DİLENMEDİM İLLA
DİLENMEDİM SEVDİM
İLLA SEVDİM.
söz: Mehmet Teoman
gönderen:Eray Beceren

 

ŞEHİR AKŞAM VE SEN

Koynumda çırılçıplaksınız
şehir akşam ve sen
aydınlığınız yüzüme vuruyor
bir de saçlarınızın kokusu.
Bu çarpan yürek kimin
sesleri soluklarımızın üstünde küt küt atan
senin mi şehrin mi akşamın mı?
yoksa benimkisi mi?
Akşam nerde bitiyor nerde başlıyor şehir
şehir nerde bitiyor sen nerde başlıyorsun
ben nerde bitip nerde başlıyorum?

NAZIM HİKMET

 

TAHİRLE ZÜHRE MESELESİ

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Mesela bir barikatta dövüşerek
mesela kuzey kutbunu keşfe giderken
mesela denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı dolu dizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Nazım Hikmet

 

 

ANNEME MEKTUP

Ben bu gurbet ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içine mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta b
üzülmekteyim.

Böylece bir lahza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Gözlerim kapanıp daldığım zaman,
Yeniden yollara düzülmekteyim.

Son günüm yaklaştı görünesiye,
Kalmadı bir adım yol ileriye;
Yüzünü görmeden ölürsem diye,
Üzülmekteyim ben, üzü
lmekteyim.

Necip Fazıl KISAKÜREK

 

 

"Canım Anneme"

Yine günler sensiz, gece karanlık.
Hasretin kalbimi dağlıyor anne.
Yetti bu ızdırap, yetti ayrılık.
Gözlerim şelale, çağlıyor anne.

Mâkus tâlih bizi ayrı kılsa da,
Güzel günlerimiz mâzi kalsa da,
Gerçekte kavuşmak hayal olsa da,
Düşlerim visâli sağlıyor anne.

Terkedilmiş bir han, ki yolcu inmez.
Garip evlâdının gözyaşı dinmez.
Yol üstünde derviş yola erinmez,
Bu yollar beni sana bağlıyor anne.

Beklemekten söndü gözümün feri.
Sabahlar gayesiz, gece serseri.
Sadece ben değil, günlerden beri,
O seccaden bile ağlıyor anne.

(Yusuf DEMİR

 


GUN DOGUYOR


Dılı cozuluyor gecelerın
Golgeler kacısıyor derıne
Alıp sıhrını bılmecelerın:
Gun doguyor sehrın ustune

Korkarak sekıl alıyor bacalar
Gun doguyor sehrın ustune
Bakıyorlar gunun gozlerıne
Gozlerı uykulu atmacalar

Sallayarak dallarını kavak
Yukselıyor hergunku yerıne
Gun doguyor sehrın ustune
Mavı bır ısıkla agararak

Gun doguyor sehrın ustune
Renk renk hacımle doluyor her yer
Dalıyor dagınık yuzlu evler
Hala
yanan sokak fenerıne

Toprak kımıldıyor yavas yavas
Gun doguyor sehrın uzerıne
Bembeyaz gece cıceklerıne
Sabahla dusuyor bır damla yas

Ve bıır denız hucumu halınde
Gun doguyor sehrın ustune
O.VELI

 

 

Ah bu şarkıların gözü kör olsun


Öyle dudak büküp hor gözle bakma
Bırak küçük dağlar yerinde kalsın
Çoktan unuturdum ben seni çoktan
Ah bu şarkıların gözü kör olsun

Güzelsen güzelsin yok mu benzerin
Goncadır ilk halin bütün güllerin
Aklımda kalmazdı yüzün ellerin
Ah bu şarkıların gözü kör olsun

Bir gülüşün var ki kaş çatar gibi
En güzel sözlerin azarlar gibi
Hiç bağlanırmıydım çocuklar gibi
Ah bu şarkıların gözü kör olsun

Sonunda tuz bastın gönül yarama
Nice dağlar koydun nice arama
Seni terkedip gitmek var ama
Ah bu şarkıların gözü kör olsun

(Avni Anıl / Şahin Çandır)

 

 

Şahsiyet

İlim ilim bilmektir ilim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin ya nice okumaktır

Okumaktan ma'ni ne kişi Hakk'ı bilmektir
Çün okudun bilmezsin ha bir kuru emektir

Okudum bildim dem çok tâat kıldım deme
Eri Hak bilmez abes yer
e yelmektir

Dört kitabın ma'nisi tamamdır bir elifte
Sen elif dersin hoca ma'nisi ne demektir

Yunus Emre der hoca gerekse var bin hacca
Hepsinden iyice bir gönüle girmektir

(Yunus Emre)

 

Zamanımızın Paradoksu

Daha yüksek binalarımız var, ama daha küçük tapınaklarımız;
daha geniş otoyollarımız, ama daha dar ufuklarımız;
daha çok harcıyoruz, ama daha az sahip oluyoruz;
daha çok satın alıyoruz, ancak aldıklarımız bizi daha az mutlu ediyor.

Daha büyük evlerimiz ve daha küçük ailelerimiz var;
daha fazla konfora sahibiz, ama daha az zamanımız var;
daha az bilgiye ama daha çok yargıya sahibiz;
daha çok uzmanımız var, ama bir o kadar fazla da sorunumuz;
daha çok tedaviye, ama daha az sağlığa sahibiz.

Daha pervasızca harcıyor, daha az gülüyor,
daha hızlı ulaşım yapabiliyor, daha çok ve daha çabuk sinirleniyor,
daha geç uyanıyor, daha çabuk yoruluyoruz,
daha az okuyor, daha fazla TV seyrediyor ve daha nadir dua ediyoruz.

Sahip olduklarımızın sayısını katladık, ama değerlerimizi azalttık.

Daha fazla konuşuyoruz, daha nadir seviyor ve daha çok yalan söylüyoruz.

Bir yaşantı kurmayı öğrendik, ama hayatı değil;
hayata seneler ekledik ama senelere hayatı değil...

Aya gidip geldik, ama yeni komşumuza ziyarete gitmek için
caddenin karşısına geçmekte zorlanıyoruz.

Dış uzayı fethettik, ama iç uzayı değil;
daha büyük işler yaptık, ama daha iyi değil;
havayı temizledik, ama ruhları kirlettik;
atomu parçaladık, ama önyargılarımızı kıramadık;
daha çok yazıyoruz, ancak daha az öğreniyoruz;
daha çok plan yapıyoruz, ama ger
çekleştirdiklerimizin sayısı daha az...

Hızla hücüm etmeyi öğrendik, ama beklemeyi değil;
daha fazla gelirimiz, ama daha düşük ahlakımız var;
daha çok yiyecek, ama daha az tatmin;
daha çok tanıdığımız var, ama daha az dostumuz;
daha fazla çaba, ama daha az başarı.

Daha fazla bilgi depolamak, şimdiye kadarkinden de fazla kopya üretmek için
daha çok bilgisayar yaptık, ama iletişimimiz daha az;
sayıca çoğaldık, ama kalitede azaldık.

Şimdi hızlı beslenme ve yavaş sindirme;
uzun adam ve kısa karakter, aşırı kâr ve sığ ilişkiler zamanı.

Bu zamanlar dünyada barış, ama evde savaş;
daha fazla boş zaman, ama daha az eğlence;
daha çeşitli yiyecekler, ama daha az beslenme zamanları.

Bu günler iki gelire sahip olduğumuz, ama daha fazla boşandığımız;
daha muhteşem evler, ama dağılan yuvalar günleri.

Bu günler hizli seyahatler, kullanılıp atılabilen havlular,
fırlatılıp atılmış ahlak, tek gecelik ilişkiler,
aşırı kilolu vücutlar ve mutluluk vermekten, sakinleştirmeye,
öldürmeye kadar herşeyi yapabilen haplar zamanı.

Bu zamanlar vitrinde çok fazla, ama depoda hiçbir şeyin olmadığı zamanlar...

(anonim)

 

 

ÖLÜME ÇAĞRI

SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM;seni sevdiğim için,sana inandığım için,senden ötede yanlız ölüm olduğu için...

SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM;birlikte ölümsüzlüğe erlimdiye karanlıkları birlikte aydınlatalım diye birlikte var olalım diye...

SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM;benimle kadere meydan okuyabilecek misin?,hiçe sayacak mısın benimle insanları,yaşamayı ve Tanrıyı?

Aşk seninle başkadı erdemlerim mutluluklarım senden geliyor...herşey seninle güzel ölüm bile...

Yaşamak mı dedin?sürünmeğe değer mi?Tanrımı dedin?ölümde onun eseri değil mi?Kadınlar mı dedin ?Unuturlar

Güz aylarında rüzgarın savurduğu iki yaprak gibi ayrı bahçelerden koparılmış aynı vazoya konmuş iki gül gibi birbirine karışan ikideniz gibi SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM..

 

İSTERDİM

İsterdim yunuslar gibi özgür olmak

Onlar gibi mükemmel,sevecen

Açılmak isterdim sonsuzluğa

Dönüp arkama bakmaksızın

Ortak olmak isterdim o mavi dünyaya

Gönlümce her güzelliğe

Gezmek isterdim tüm denizleri

Gizemler içinde;hevesle

Tanınmak isterdim evrende

Kusursuzluğum ve enerjimle

Haykırmak isterdim sesim çıktığı kadar

Her canlının SEVGİ için yaşadığını

AŞK

Sen aşk nedir bilmezsin
Beni sevmedin ki
Ağla ağşayabildiğin kadar
Bütün güzellikler sende
Ama aşk bendedir
******************************************************
Hayatta en acı şey
Merhaba diyerek birleşen ellerin
Elveda diyerek ayrılmasıdır
********************************************************
Allahım canımı öyle bir
sonbahar
Gününde al ki o vefasız sevgilim
Mezarım başına getirecek bir çiçek
Dahi bulamasın
**********************************************************
Zaman gece yarısı
Islak gözlerim camda
Seni gözlüyorum
Belki gelir diyorum
Hani bir şarkımız vardı
işte o
nu söylüyorum
Ölesiye sevmişim ki UNUTAMIYORUM
*******************************************************


Bir gün anarken ismini
Kısılır sesim
Aşkım kördüğüm olup
Tükenince nefesim
bil ki sevgilim ben
Yanlız seni sevdim
Hayatta en çok değer verdiğim şeyi sana vermek isterdim ama seni sana veremem ki Damarımda kan değil sen varsın
Canımı azrail değil aşkın alsın
İsterse tanrım Mecnun gibi yollara salsın
Ömrümce sevdiğim bir sen varsın
Müsade et de
Aşkım ebediyen kalbimde kalsın
**********************************************************
Birisi seni ömrü boyunca sevse
Benim seni bir anlık sevdiğim kadar bile sevemez
**********************************
***********************
Beni seveceksen
İyi sev
Pişman et dünyaya geldiğime
Eğer sevmeyeceksen
Zaten pişmanım demektir
*********************************************************
Ben ölünce herkes seni unutacağımı sanıyor ama birlikte ölmeyecek miyiz
*******
************************************************
BU DÜNYADA SEVİPTE AYRILMAK VARSA DURDURUN DÜNYAYI SAĞDA İNECEK VAR ********************************************************
Eğer bir gün beni hatırlayıp gözlerinden iki damla yaş gelirse sakın silme o yaşla
rı çünkü içlerinde bende varım
***************************************************
Hayatta 2 kişi tanıdım
Birisi rüyalar kadaruzak sen
Diğeri sevgili kadar yakın ben
Hayatta 2 kişi taıdım
Birisi asla benim olmayacak sen
Diğeri senden başkasının olmayacak
ben
**************************************************
Sen mecnun kadar sevseydin
Ben leylayı utandırırdım
****************************************************


Dün gece seni
Daha sonrada
Ölümü düşündüm
Acaba ölüm mü daha acıydı
Yoksa sensizlik mi
Sensizlik ölümdü
Ölüm zaten sensizlik
Bir gün görürsen
Kanlı cesedimi sahilde
Yaşla dolmasın o güzel gözlerin
Son dileğim iyi dinle
Bekleyeceğim seni
Öbür ömrümde bilr
****************************************************
Kalbimden silip atamadığım
Maziye koymaya
kıyamadım
Unutmadığım
Unutmayacağım
Delice bir sevdamsın sen
***************************************************
Seni ne zaman unutacağımı sorarsan ne zaman öleceğimi bilmiyorum
****************************************************
Beni anmadığın gün
Gözler
in yaşla dolsun
Bensiz geçen günlerin
Sana da haram oldu
Demiştin bana bir gün
Seni çok seviyorum
Eğer bu sevgi yalansa
Bu sevgiye lanet olsun

 

 

Biricik Eşime
Sen benim biricik, tatlı minik eşim.
Yıllar geçse de, azalmayacak bu sevgim.
Bana sevdiğini, söylemesen bile
Hiç korkma, seni seveceğim yine de,
Çünkü sen her an benimlesin,
Zor virajlarda hep yanımdasın
Gelip boynuma sarılmasan da,
Hiç korkma, seni seveceğim yine de...
İstemezmiyim sevgi dolu sözler,
Bunu ben değil , deli yüreğim ister.
Söylemesen de biliyorum sevgini,
Söz veriyorum sana , hep SEVECEĞİM seni..
(19 Ağustos 1997 2.30) O.U

Eylül'de

Benim bildiğim çiçekler, solardı Eylül'de
Ağaçlardan yapraklar , düşerdi yerden yere
İnanmazsan bak, ama olmadı böyle bir şey
Çünkü bir ateş düştü , şu yorgun yüreğime.
* * *
Ne oldu bana diye, soruyorum kendime
Garip bir heyecan var, şu uslanmaz gönlümde
Geçmesin zaman artık, bu solmamış Eylül'de
Yeniden doğuyorum inan ki seninle
* * *
Yıllarla hep sınırlı kalmasın, bu sevgimiz
Acımasız hayatta, kalsak da tek birimiz
Son atışına kadar, teklesede kalbimiz
Kavrulsun bu sevginin , ateşiyle içimiz
* * *
Gülen güzel gözlerin, hep böyle ışıldasın
Seni kimse üzmesin, kirpiğin ıslanmasın
Zamanlar geçsin ama, güzelliğin hep kalsın
Herkes buruk yaşarken, sen mutlu ol Eylül'de
(13 ,Eylül 1996/3.06) OO.U

 

Senin Sevgin
Gözlerden yüreklere, gizli bir yol uzanır
İnsan seni görünce, bilmem nasıl dayanır?
Aşk denen o güzel şey, bir tek senle yaşanır.
Seni görmeyenlere, inan ki çok şaşılır.

Seninle tüm zorluklar, birer birer aşılır,
En güzel mutluğa, bir tek seninle koşulur,
En korkunç karanlıktan, yalnız senle çıkılır,
El ele bulutlarda, o SEVginle uçulur.....

Senin SEVgin olmazsa,herşey anlamsızlaşır,
O sevgi çok özeldir, herkes bakar kıskanır,
İnsan seni SEV ince, her derdini unutur,
Senin SEVginle insan, mutlu olur genç kalır.
(28 Ekim 1996 00.30) O.U

 

Anlarsın
Seninle, el ele bir sahilde,
Yalınayak yürüsem , arkama bakmadan,
Oturup bir kaya üstünde sohbet ederken,
Nefesini hissetsem tenimde,
Martıları ve denizi izlesem,
Hayaller kursam seninle,
Tuzlu dalgaları yutsam, içime sine sine
Sonra da,güzel gözlerinde kaybolsam
Boğazım düğümlense, gözlerim dolsa,
Ama, bir türlü söyleyemesem,
Anlarsın, anlarsın değil mi seni sevdiğimi....
(08.Ekim.1996) O.U

Kalbimdesin...
Süre yok benim sevgimde
Bu dediğin, geçici şeylerde.
Yaşayacaksın hep yüreğimde
Sevgim ulaşacak ta edebiyete...
Sen neredesin biliyor musun?
Kalbimin en yüksek doruğundasın.
Kimse indiremez seni oradan,
Yüreğimde bir sen varsın, bir de yaradan...
(27 Eylül 1996)O.U

 

Ne Güzel
Sevgi gibi , var mı bu dünyada?
Hissetmek, söylemek, duymak ne güzel...
İnsanı insan yapan o güzel duyguyu,
Yaşamak, paylaşmak, kavrulmak ne güzel..
Doğru insan ile doğru zamanda,
Karşılaşmak, konuşmak ne güzel..
El ele bulutlar üstünde uçarken,
Stresten, dertten, arınmak ne güzel
Sen benim için gerçek rüyasın...
İstersen saklama, bunu herkes duysun.
İlk görüşte sevdim seni,biliyormusun?
Haykırmak, duyurmak, yaşamak ne güzel..
(10 Eylül 1996 01.00) O.U

 

Sevgiler
Sevgi, hayatın en önemli duygusu,
O olmasaydı, ne olurdu insanoğlu?
Nasıl yaşardı bunca aşkları, acıları
Ne anlardı? Yakalasada mutluluğu
Öyle kolay değil pat diye sevilmek,
Sevilmek için , sevmesini bilmek gerek.
Fedakarlıktır, sevginin temeli,
Sevmek isteyen önce bunu bilmeli.
Bak tarihe, ne aşklar gelmiş geçmiş
Hepsi de ,hepsi de birbiri için neler yapmış
Leylalar-Mecnunlar, Ferhatlar-Şirinler
Dillere desten olmuş, bu sevgiler...
(08 Ekim 1996) O.U

 

 

Yüreğimdeki Ateşsin
Karanlık bir gecede, yine yapayalnızım.
Elimde kırmızı bir gül, seni arıyorum.
Duyuyorum kokunu ,esen ılık rüzgarda
Sesin yankılanıyor hala kulaklarımda...
Seni, çok uzaklarda yaşıyorum
Bir tanem, canım, aşkım, herşeyim
Ne olur, kızmayasın bana
Sen,her an aklımda ve kalbimdesin...
Seni nasıl tanımlayayım bilmem?
Kelimeler yetermi sanıyorsun?
Sen benim için vazgeçilmezsin.
Damarlarımdaki kan, yüreğimdeki ateşsin.
(24 Mart 1997 21.25)O.U

 

Beni Kim Anlar
Saatler yine gece yarısını geçmiş.
Evlerin ışıkları bir bir sönmüş,
Şehir karanlığa bürünmüş,
Heryerde bir sessizlik var..
Deli yüreğimde kopuyor fırtınalar..
Hiç birşeyi dinlemiyor onlar.
Düşünüyorum, yaşamayan bundan ne anlar.
içimden bir ses,kalk diyor yerinden.
Koş git, derin karanlıklara meydan oku.
Ulaş sevdiğine, kimselere görünmeden,
Akdenizin ılık rüzgarı gibi sar ve çılgınca sev onu...
(13 Ocak 1997/00.55)O.U

 

 

Ölümden Korkmam Artık
Benim yağmur çiçeğim , bir yudumda içeyim
Bana sen gereklisin, bir gülümse öleyim
Seni bulduktan sonra, ben her şeye razıyım.
Ölümden korkmam artık, ölmeye de hazırım.
Yağmurların altında seninle ıslanayım.
Kimse bana acımaz, ne olursam olayım.
Senden başka kimseye, ne diye sorayım?
Biliyorum sen bana, herkeslerden yakınsın
Ölümden korkmam artık, ölsem bile senleyim.
(16 Aralık 1996 21.45)O.U

 

 

SEVDAMIZIN;ADI BERRAK,SONU TOPRAK,DÖNEN ALÇAK OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! YAÐMURU SEVDÝÐÝNÝ SÖYLÜYORSUN,YAÐMUR YAÐINCA ÞEMSÝYENÝ AÇIYORSUN;GÜNEÞÝ SEVDÝÐÝNÝ SÖYLÜYORSUN,GÜNEÞ AÇINCA GÖLGEYE KAÇIYORSUN;RÜZGARI SEVDÝÐÝNÝ SÖYLÜYORSUN,RÜZGAR ÇIKINCA PENCERENÝ KAPATIYORSUN;ÝÞTE BUNDAN KORKUYORUM ÇÜNKÜ BENÝDE SEVDÝÐÝNÝ SÖYLÜYORSUN!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

****BİR GÜNAH İŞLEDİM KAYBETTİM SENİ....

BİLİRİM GERİYE DÖNMEZSİN....

BİR GÜNAH İŞLEDİM ÇOK ÜZDÜM SENİ

BİLİRİM BİR DAHA SEVMEZSİN....

HER GECE SENİ ÖZLEDİĞİMİ SÖYLESEMDE

FAYDASI YOK BİLİRİM....

HER GECE SENİ UNUTMAK İÇİN S

EVİŞSEMDE SEVİŞSEMDE

SEN BAŞKAYDINSEVGİLİM....

BEN HATALARIM İÇİN

SANA YAPTIKLARIM İÇİN

HİÇ AFFETMEDİM KENDİMİ...

İNAN BANA....

HALA SIZIN İÇİMDE AĞLARIM

DÜŞÜNDÜKÇE HİÇ AFFETMEDİM KENDİMİ...****

INAN BATMIS SEHIRLER GIBI ONARILMAZ ANILAR

ay soluk soluga
yildizlar akla ziyan bir irilikte
uzaydan yanmis kibrit kokulari
koklasam korkarim
koklamasam

gizli yilan isliklariyla ozsuyu zaptediyor
henuz birer iskelet gibi ciplak
asagidan yukariya agaclari
cicekleri uyandi uyanacak
koparsam korkarim
koparmasam

oyle yogun bir elektrikle
citirdar ki saclari
kim degse tutusacak
dokunsam korkarim
dokunmasam

gozleri bir yangin baslangicidir
dudaklari kirmizi alarm
ugultusu sehre yayilir
sokak sokak
tutulsam korkarim
tutulmasam

Attila ILHAN

 

 

NE ÇOK ŞEYİ SEVDİM

Hep kavgalar oldu hayatımda
Ama ben barışı sevdim
Kara bulutlar çöktü üstüme
Ben masmavi gökyüzünü sevdim
Sevginin çürüdüğü toprakta
Ben sevmeyi sevdim
Soran olmadı hiç neyi sevdiğimi
Oysa ben ne cok şeyi sevdim
Ben çocukları, ben türküleri
Ben dünyayı, ben sevdayı
Ben insanı sevdim
Ben mehtabı, ben yağmuru
Bir de seni sevdim....

Soner Olgun

Dağ tepesinde bir çam olamazsan
Vadide bir çalı ol - ama
Dere kenerındaki en iyi küçük çalı sen olmalısın
Çalı olamazsan bir avuç ot ol
Bir yola neş'e ver
Bir nilüfer olamazsan bir saz ol - ama
Gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın
Hepimiz kaptan olamayız, tayfa olmaya da mecburuz
Burada hepimiz için birer iş var
Cadde olamazsan patika ol
Güneş olamazsan yıldız ol

Ralph Waldo

Sen Söylemeden de Biliyorum

Seziyorum ki kaçacaksın.
Yalvaramam koşamam
Ama sesini bırak bende

Biliyorum ki kopacaksın
Tutamam saçlarından
Ama kokunu bırak bende

Anlıyorum ki ayrılacaksın
Çok yıkkınım yıkılamam
Ama rengini bırak bende

Duyumsuyorum ki yiteceksin
En büyük acım olacak
Ama ısını bırak bende

Anımsıyorum ki unutacaksın
Acı kursun bir okyanus
Ama tadını bırak bende

Nasıl olsa gideceksin
Hakkim yok durdurmaya
AMA KENDINI BIRAK BENDE

Aziz NESİN

 

 

BİR AYRILIŞ HİKAYESİ

Erkek kadına dedi ki :
- Seni seviyorum
ama nasıl,
avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya
çıldırasıya…

Erkek kadına dedi ki :
- Seni seviyorum
ama nasıl,
kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzde binbeşyüz, yüzde hu
dutsuz kere yüz…

Kadın erkeğe dedi ki :
- Baktım dudağımla, yüreğimle, kafamla :
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.

Şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana…
Ve ben artık biliyorum :
Toprağın _
yüzü güneşli bir ana gibi _
En son en güzel çocuğunu emzirdiğini…
Fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olanın parmaklarına
başımı kurtarmam kabil değil!
Sen
yürümelisin,
Yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak…ve
Kadın sustu,
S a r ı l d ı l a r .

Bir kitap düştü yere…
Kapandı bir pencere…
A y r ı l d ı l a r…

Nazım HİKMET

 

 

Öğrendim

senin sözlerinle kapattığım günümü
yine senin sözlerinden oluşan bir karabasana döküyorum
gün yeni başlıyor benim için, belki de asla bitmiyor
sen yüklü ayrıntılarım...
ismi sen, kokusu sen,
tadı sana dair bir devinimden ibaret yaşamım,
uzun zamandır.
anlaşılmadığımı, ya da yanlış hükümler altında ezildiğimi
sana itiraf edip
aynalardan kaçmak yerine,
gözlerindeki yansımama sarıldığımı hatırlıyorum...
Sende "beni" sevdiğimi ha
tırlıyorum sadece..
belki de bir tek bu hatıranın direnişi, içimde sana rağmen,
seni reddedercesine yine "seni" yaratan...
bilmiyorum ama artık sorgulamıyorum küçük prensim
ne seni ne de varlığını, hayatıma girişini, yarattığın mucizeleri...
hiçbir şey
i sorgulamıyorum artık ..
kendimden başka...
hiç bir anlama dökmüyorum bakışlarını kimselerin,
ya da hiç bir engel koymuyorum önüme seni düşündüğümde...
Artık o çok sevdiğin gülümsememi serbest bıraktım..
mutluluğum suçlulukla örgülü değil,
utançları
msa bana doğal geliyor,
"insanım ne de olsa" deyip geçiyorum..
üstünde durmuyorum eksikliklerimin ya da
onları siper edip saklanmıyorum kimseden...
beklemeyi öğrendim..
belki de sadece
kendiyle savaşta yenilenin,
yine "ben" olacağım gerçeğiyle yüzleş
tim..
CoSi

Düşüncelerinize dikkat ediniz, kelimelere dönüşürler

Kelimelerinize dikkat ediniz, fiilere dönüşürler

Fiilere dikkat ediniz, alışkanlıklara dönüşürler

Alışkanlıklarınıza dikkat ediniz, karaktere dönüşürler

Karakterinize dikkat ediniz, alın yazınız olurlar

 

 

B E L A S E V D A

Akşam oldu şehrimde

Penceremde kuşlar göründü

Biryaşlı hayal gözlerimde

Gözlerimi yaşlar bürüdü

Çilem dolmuyor

Giden dönmüyor

Çalan olmuyor kapımı

Ağlamaktan kurudu gözlerim

Ağlıyorum neydim ne haldeyim

Hatırlarsan bıraktığın yerdeyim

HALA SEVDALINIM

Bela sevdan var ya

 

Düşlerin Güzeli

Seni seviyorum kim olduğunu bilmesemde

Düşlerimdesin hergün seni görüyorum

Senin için üzülüyor her şarkıda seni düşünüyorum

Kimsin sen seni neden seviyorum

Önceden onun için ağladığım şarkıları

Şimdi senin için dinliyorum

Kimsin sen sana neden değer veriyorum

Sensiz bir günüm olmadı hiç

Belki de olmasını istemiyorum

Seni istiyor,sensiz bir gün düşünemiyorum

Kimsin sen seni neden özlüyorum

Kim olduğunu buldum ben

Yanlızken avunduğum kişisin

Bana mutluluk,huzur verirken

Düşümde yarattığım tek kişisin.

Neslihan YILDIZ

 

 

HEP BEN

Niye sanki hep acı çeken benim

Uyku tutmuyor gecelerim

Rüzgarın fısıldadığı şarkılarla birlikte

İstenmedik bir sonla aşka veda ederim

Ve son adımı atan niye benim

En son acı çeken ve ağlayan

Niye onsuz kalan yine benim

Eğer acı çekmemi isteyen oysa

Sonsuza dek varsın çekerim

Loş ışıklar altında ağlamak olsun kaderim

İçin için ağlarken ben burada

Hiçbir şeyden haberi olmayan o

Ağlamaktan göz pınarımın kuruduğunu

Nekadar zaman geçse de hiçbir zaman bilemeyeceksin

Neslihan YILDIZ.

 

 

Uğurlama

Bu kente yalnızlık çöktüğü zaman

Uykusunda bir kuş ölür ecelsiz

Alıp da başını gitmek istersin

Karanlık sokaklar kör, sağır, dilsiz

Ey sevda kuşanıp yollara düşen

Bilesin bu yolar dağlar dolanır

Yara ulaşmadan düşersen eğer

Yarına sesinin yankısı kalır

Gecenin içinde gün aralanır

Yar sevdası ile yürek bilenir

Sızılı bir ırmak uğurlar seni

Su olup akarsın kır çiçeklenir

İbrahim KARACA

 

Şen Değil

Şu diyari gurbet elde

Şen değil gönlüm şen değil

Aman kimse bilmez ahvalımdan

Şen değil gönlüm şen degil

Sergerdar oldum gezerim

Aman hem okuyup hem yazarım

Gece gündüz intizarım

Şen degil gönlüm şen değil

Ben cismimi yaktım nara

Aman gönlüm uğramış efkara

Tecellim yok bahtım kara

Şen değil gönlüm şen degil

Mücrimiyem didem yaşı

Aman gamdan ayrılmadı başım

Zalımlardan yedi taşı

Şen değil gönlüm şen degil

Aşık Nesimi ÇİMEN

 

Yarın Bizimdir

Kalktı göç eyledi Avşar illeri

Ağır ağır giden eller bizimdir

Arap atlar yakın eder ırağı

Yüce dağ başından aşan yollar bizimdir

Belimizde kılıncımız kirmani

Taşı deler mızrağımın temreni

Hakkımızda devlet vermiş fermanı

Ferman padişahın dağlar bizimdir

Dadaloğlu'm bir gün kavga kurulur

Öter tüfek, davlumbazlar vurulur

Nice koçyiğitler yere serilir

Ölene ağlama yarın bizimdir

Dadaloğlu

 

BİR DAHA GELİRSEM EĞER

Eğer yeniden başlayabilseydim yaşama,
İkincisinde daha çok hata yapardım!
Kusursuz olmaya çalışmazdım, sırtüstü yatardım...
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar;
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım!
O kadar temiz olmazdım, daha çok risk alır, daha çok seyahat eder,
Daha fazla güneşin doğuşunu seyreder, daha çok dağa tırmanır,
Daha çok nehir aşardım...
Görmediğim yerlere gider, daha çok dondurma, daha az bezelye yerdim!
Problemlerin daha gerçek
çi olurdu hayali problemlerim ise daha az.
Hayatın her anını gerçekçi ve üretken yaşayan insanlardandım.
Elbette mutlu anlarım oldu ama yalnız mutlu anlarım olmasına çalışırdım.
Farkında mısınız bilmem; yaşam budur zaten...
Anlar, sadece anlar.
Siz de 'a
nı' yaşayın 'şimdi'yi yakalayın.
Termometresi, bir şişe suyu, şemsiyesi ve paraşütünü almadan
Dışarıya çıkmayan insanlardandım.
Eğer yeniden başlayabilseydim, daha hafif seyahat ederdim.
Eğer yeniden başlayabilseydim, ilkbaharda ayakkabılarımı fırlatır at
ardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, çocuklarla oynardım.
Bir şansım daha olsaydı eğer.
Ama şimdi seksenbeşimdeyim ve biliyorum ki...

JORGES LUIS BORGES

-Trajedilerin en kötüsü genç yaşta ölmek değil,yetmiş beş yaşa kadar yaşamak ama gerçek anlamda yaşamamış olmaktır.

M.LUTHER KİNG

 

 

YAŞAMAYA DAİR

Yaşamak şakaya gelmez,
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Bir sincap gibi mesela,
Yani yaşamın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
Yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
Yani o derecede, öylesine ki,
Mesela kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
Yahut kocaman gözlerin,
Beyaz gömleğinle bir labaratuarda
İnsanlar için ölebileceksin,
Hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
Hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
Hem de en güzel, en gerçek şeyin
Yaşamak olduğunu bildiğin halde

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
Yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
Yaşamak, yani ağır bastığından.

Nazım HİKMET

...yaşadıklarınsın...

 

YENİLİĞE DOĞRU

Her gün bir yerden
Göçmek ne iyi
Bulanmadan donmadan
Akmak ne hoş

Her gün bir yere
Konmak ne güzel
Bulanmadan donmadan
Akmak ne hoş

Dünle beraber
Gitti cancağızım
Şimdi yeni şeyler
Söylemek lazım

Ne kadar söz varsa
Düne ait
Şimdi yeni şeyler
Söylemek lazım.

MEVLANA



[ M E N Ü ]