|

3 Eylül 1939’da İngiltere
ve Fransa’nın Polonya’yı işgal eden Almanya’ya savaş ilan etmesiyle
başladı. Almanya, İtalya ve Japonya’nın oluşturduğu Mihver Devletleri ile
Fransa,İngiltere,ABD ve SSCB’nin oluşturduğu Müttefikler dünyanın hemen
her bölgesinde savaştı. 2. Dünya Savaşı topyekun bir savaştı,yani savaşa
giren bütün ülkelerin tüm kaynakları ve insan gücü savaş için kullanıldı.
Askerlerin yanı sıra milyonlarca sivil insan öldürüldü. Savaş
Portekiz,İspanya,İsveç,İsviçre dışında bütün Avrupa’ya yayıldı. ABD,deniz
filosunun Japon uçaklarına bombalanması üzerine Aralık 1941’de savaşa
katıldı. 2. Dünya Savaşı Eylül 1945’te bitti. Bu savaşın sonuçlarından
dünyanın pek az bölgesi kendisini kurtarabildi. Almanya’da Adolf Hitler’in
diktatörlüğü,büyük can kayıpları ve büyük acılar pahasına yıkılabildi.
Savaşın sonunda, SSCB ve bazı Doğu Avrupa ülkeleri yeni topraklar
kazanırken, Japon ve İtalyan imparatorlukları yıkıldı.
Savaşın Nedenleri:
1. Dünya Savaşı’nın sonunda Almanya yenilmiş ve ağır koşullar içeren bir
antlaşma yapmak zorunda bırakılmıştı. Almanlar 1919’da imzalanan Versay
Antlaşması’nın haksız maddeler içerdiğini ve yeniden gözden geçirilmesi
gerektiğini düşünüyorlardı. 1920’lerde büyük ekonomik güçlüklerle karşı
karşıya kalan Almanya’da 1933’te Adolf Hitler önderliğindeki Naziler
iktidara geldi. Hitler,bir yandan Versay Antlaşması’nın geçersiz
sayılmasına çalışırken,öte yandan da silahlı kuvvetlerini yeniden
toparladı.
1919’da barışı korumak ve uyuşmazlıkları çözümlemek amacıyla kurulan
Milletler Cemiyeti,bu görevleri yürütebilmek için gerekli olan yaptırım
gücünden yoksundu. ABD bu örgütün dışında kaldı; öbür üyeler arasında da
kararlara uymayan devletlere karşı zor kullanma konusunda görüş birliğine
varılamadı. Bu sorun, 1931’de Japonya’nın protestolara aldırmayarak Cin’in
Mançurya bölgesini ele geçirmesiyle iyice açığa çıktı. Japonya 1930’lar
boyunca gücünü arttırdı. 1935’te faşist Benito Mussolini yönetimindeki
İtalyanlar,Etiyopya’yı işgal ettiler. Milletler Cemiyeti bu kez de etkin
önlemler alamadı.
Bu zayıflıktan yararlanan Hitler, 1936 Mart’ında Almanya’nın Ren
Irmağı’nın batısında kalan topraklarına askeri birliklerini gönderdi. Oysa
1925’te Almanya ile Milletler Cemiyeti arasında yapılan antlaşmaya göre bu
bölgede hiçbir devlet asker bulunduramayacaktı. Milletler Cemiyeti bu
konuda da protestolar dışında yaptırım uygulamadı. Ardından İtalya ve
Almanya,İspanya’daki iç savaşta cumhuriyetçi yönetime karşı faşist General
Francisco Franco’nun saflarında savaşmak üzere asker gönderdi. böylece
yeni silah ve uçaklarını da denediler. Yeni toprak kazanımları ve dünya
egemenliği için Almanya,İtalya ve Japonya, Berlin-Roma-Tokyo Mihveri diye
adlandırılan bir ittifak kurdular. Bu yüzden bu ülkeler Mihver Devleri
adıyla anıldı.
1937’de Japonya,Çin’e karşı topyekun bir savaş başlattı. Bir yıl sonra
Almanya,Avusturya’yı işgal etti; ardından da Çekoslovakya’da Alman
asıllıların çoğunlukta olduğu Südet bölgesi üzerinde hakkı olduğunu ileri
sürdü. İngiltere ve Fransa,Çekoslovakya’yı Hitler’in bu isteğine boyun
eğmesinin yararlı olacağına inandırdı ve Eylül 1938’de yapılan Münih
Antlaşması’yla bölge Almanya’ya bırakıldı. 6 ay sonra Hitler başkent
Prag’ı bombalayacağını söyleyerek gözdağı verince Çekoslovakya Almanya’nın
boyunduruğuna girdi.
Almanya’nın sonraki kurbanı 1. Dünya Savaşı’nın ardından bağımsız bir
devlet olarak yeniden kurulan Polonya’ydı. İngiltere ve Fransa bu kez
Alman saldırısına karşı Polonyalılara yardım edecekleri konusunda kesin
güvence verdiler. Almanya,Polonya’ya saldırınca da 2. Dünya Savaşı
başlamış oldu.
Avrupa’da Savaş Başlıyor:
Almanya Ağustos 1939’da SSCB ile 0 yıl geçerli olacak bir saldırmazlık
paktı imzaladıktan sonra,1 Eylül’de Polonya’ya girdi. İngiltere ile Fransa
sözlerini tutarak 3 Eylül’de Almanya’ya savaş ilan etti. Avusturya,Kanada
ve Güney Afrika’nın da aralarında bulunduğu başka ülkeler de İngiltere ve
Fransa’nın yanında yer aldı. Ama Müttefikler,Alman kara ve güçlerince
hızla işgal edilen Polonya’ya yardım edemdi.17 Eylül’de SSCB de doğudan
Polonya’ya girdi. Polonya teslim oldu. 80 bin kadar Polonya askeri
mücadeleyi sürdürmek amacıyla önce Romanya’ya daha sonra da Fransa’ya
giderek burada toplandı.
Ekimde SSCB, olası bir Alman saldırısına karşı bir batıda “tampon
devletler” oluşturmak amacıyla,üç Baltık ülkesini, Estonya,Letonya ve
Litvanya’yı işgal etti. Ardından SSCB,Finlandiya’dan birliklerine
Finlandiya topraklarına girme hakkının verilmesini istedi. Finlandiya
SSCB’nin koşullarını kabul etmek zorunda kaldı.
Bunlar olurken batı oldukça hareketsizdi. Fransa,Alman sınırında Maginot
Hattı adıyla anılan savunma hattını kurdu. Kuzeydeki İngiliz
birlikleri,Belçika’nın savaşa girmemesi nedeniyle Almanlar’la hiç
karşılaşmadı.
1940 Nisan’ında Almanlar,Norveç’e saldırdı. Amaçları denizaltıları için
üsler kurmak ve İsveç’in kuzeyindeki madenlerden çıkartılarak denizyoluyla
Norveç’in Narvik limanına getirilen demire el koymaktı. Alman birlikleri
gemilerle geldi ve bir bölümü hiçbir engele karşılaşmazsınızın Norveç
kıyılarına çıktı. Bir bölümü de İngiliz deniz güçleriyle,iki tarafın da
eşit kayıplar verdiği sert çatışmalara girdi. Ama Almanlar kısa sürede
Norveç’te Müttefikler’in asker çıkarma girişimlerini önleyebilecek hava
üsleri kurdular. Norveç 9 Haziran’da teslim oldu. Almanlar’ın nisanda
saldırdığı Danimarka da pek az direnebildi.
10 Mayıs 1940’ta başlayan Alman saldırısı,kısa sürede Belçika,Hollanda ve
Lüksemburg’un işgaliyle sonuçlandı. Yardıma gelen İngiliz ve Fransız
orduları da püskürtüldü. 13 Mayıs’ta Sedan’da Alman tankları Meuse
Irmağı’nı geçti ve Fransa’nın içlerine doğru ilerledi. Hollanda 14
Mayıs’ta teslim oldu. Alman tankları kuzeye,kıyıya doğru ilerledi ve geri
çekilen Müttefikler’in önünü kesit. Belçika 27 Mayıs’ta teslim oldu.
Belçika’da sıkışıp kalan İngiliz ve Fransız birlikleri büyük kayıplar
verdi. İngiliz deniz güçlerinin yardımıyla Dunkerque kıyılarından 346 bin
kadar Müttefik askeri kurtarıldı; ama silah,araç ve gereçler geride
bırakıldı.
14 Haziran’da Almanlar Paris’e girdiler, 22 Haziran’da da Fransızlar
ateşkes antlaşmasını imzaladılar. Alman güçleri Kuzey Fransa’yı ve bütün
Atlas Okyanusu kıyılarını işgal etti. Mareşal Henri Philippe Petain
Vichy’de Almanlar’ın denetiminde bir hükümet kurdu. İngiltere’de bulunan
General Charles de Gaulle savalın sonuna kadar varlığını koruyan Özgür
Fransa Hareketi’ni kurarak işgalcilere karşı direnişe geçti. İngiltere’de
ayrıca “özgür” Polonya,Norveç,Belçika,Hollanda ve Çek askeri birimleri de
oluşturdu.
Hitler bir sonraki hedef olarak İngiltere’yi seçti. Alman hava kuvvetleri
Güney İngiltere’deki havaalanlarını ve limanlarını her gün bombalamaya
başladı. İngilizler’in kesin direnişiyle karşılaşan Almanlar,ardından
Londra’yı ve İngiltere’nin iç bölgelerindeki kentleri de bombaladı. Bu
baskınlar pek çok sivilin ölümüne ve büyük zarara yol açtı. Buna karşılık
İngiliz hava kuvvetleri de Fransa ve Belçika limanlarında askerleri Manş
Denizi’nden geçirmek üzere toplanmış Alman gemilerini batırdı. İngiltere
göklerinde Ağustos-Ekim 1940 arasında yapılan üstünlük savaşından
sonra,Alman hava saldırıları gece bombardımanlarına dönüştü; 1941
ortalarına kadar İngiltere’deki kentler yoğun hava akınlarının hedefi
oldu. Haziran 1940’tan sonraki bir yıl içinde yaklaşık 43 bin sivil
yaşamını yitirdi;50 bin kişi ağır yaralandı.
Almanya SSCB’ye Saldırıyor:
Hitler’in SSCB ile 1939’da yaptığı saldırmazlık paktının asıl
amacı,Almanya’nın aynı hem batıda,hem doğuda savaşmak zorunda kalmasını
önlemekti. 1940’ta Alman orduları Fransa’yı göçertip İnglizler’i
Avrupa’dan sürünce Hitler, SSCB’ye saldırmaya karar verdi. Hızlı bir
harekatla SSCB üzerinden Ortadoğu’ya inmeyi tasarlamıştı. SSCB’ye saldırı
Napolyon’un 1812’deki başarısız Rusya seferinden bir gün önce 22 Haziran
1941’de başladı. Finlandiya,Bulgaristan,Macaristan ve Romanya da SSCB’ye
savaş açtılar. Savaş başlangıçta Almanlar için oldukça olum gelişti.
Almanlar sonbaharda Leningrad kentine, aralık ayında da Moskova’nın
banliyölerine ulaştılar. Daha güneyde de Don Iramağı ağzındaki Rostov
kentine ulaştılar,ama kış gelince Alman birlikleri yorulmuş, savaşma
güçleri azalmıştı.
Ardından SSCB’nin karşı saldırısı başladı. Hitler’in tasarılarında bu
harekatın kıl gelmeden tamamlanması öngörüldüğü için,Alman askerlerinin
giysileri soğuk kış günlerine uygun değildi. Büyük kayıplar verdiler ve
SSCB’nin içlerinde tutunabilmelerine karşın başlangıçtaki güçlerini bir
daha kazanamadılar.
1942’de Hitler, Karadeniz ile Hazar Denizi arasında bulunan Kafkasya
petrol yataklarını ele geçirmeyi hedefledi. Bir Alman ordusu ağustosta
Maykop’taki petrol merkezine ulaştı. Daha kuzeydeki Stalingrad kentine
yönelik saldırıları ise başarısız oldu. SSCB birlikleri kenti sonuna kadar
savundu ve kış bastırınca karşı saldırıya geçtiler. 250 bin kişilik Alman
ve Romanya birliklerini kuşattılar ve Şubat 1943’te bu birlikler teslim
oldu. SSCB’nin 2. Dünya Savaşı ,’nın en büyük kara çarpılmasındaki
başarısı Almanlar’ı,Kafkasya’dan çekilmek zorunda bıraktı. 1943 yazı
başlarken SSCB orduları Almanlar’ı geri sürdü ve 1944 balında Polonya’ya,
çok geçmeden de Romanya’ya girdi. Bu savaşta SSCB büyük yıkıma uğradı ve
yaklaşık 20 milyon insanını yitirerek 2. Dünya Savaşı’nda en çok can veren
ülke oldu.
ABD Savaşa Giriyor:
ABD savaşta tarafsız kalmasına karşın İngiltere’ye destek sağlıyordu.
Örneğin, 1940’ta ABD,deniz kuvvetlerinin 50 destroyerini İngiltere’ye
ödünç vermişti.
7 Aralık 1941’de Pazar günü sabah saatlerinde,Japon uçak gemilerinden
havalanan 360’ın üzerinde savaş uçağı, Hawaii Adaları’ndaki Pearl Harbor
deniz üssünde bulunan ABD savaş gemilerine saldırdı. Japonlar
bombaladıkları sekiz savaş gemisinden altısını batırdı ya da çalışamaz
duruma getirdi; ama üssü kendisi pek zarar görmedi. Uçak gemileri o anda
başka bir yerde olduğu için bu saldırıdan kurtuldu. Bu olay üzerine ABD
kongresi, 8 Aralık 1941’de Japonya’ya, üç gün sonra da Almanya ve
İtalya’ya savaş ilan etti.
Pearl Harbor baskınıyla aynı gün, Formoza’dan kalkan Japon uçakları
Filipin Adaları’na saldırdı. Bu adalar daha sonra Japon birliklerince
işgal edildi. General Douglas MacArthut komutasındaki ABD ve Filipin
güçleri yenildiler ve bölgeyi boşaltmak zorunda kaldılar. Japonlar 1942
Mayıs’ında Filipinler’i ele geçirdiğinde 36 bin kadar asker ve 25 bin
sivili esir aldı. Japonlar ,saldırını sürdürerek ABD’den Guam ve Wake
adalarını,İngiltere’den de Hong Kong’u aldılar. Japon askerleri Taylan
üzerinden hareketle Malaya’yı da işgal etti ve yarımadanın alt
bölümlerine,Singapur’a doğru ilerlediler; Singapur 1942 Şubat’ında teslim
oldu.Daha sonra,Saravak,Brunei,Borneo,Timor,Cava,Sumatra,Selebes,Yeni
Britanya,Solomon Adaları,Yeni Gine’nin doğusu,Gilbert Adaları da
Japonya’nın eline geçti. Buraları savunmaya çalışan Müttefik deniz güçleri
büyük kayıplar verdi,askerlerinin pek çoğu öldü ya da esir edildi.
Bu saldırılar sonucunda Japonya,Güney doğu Asya’nın denizden ulaşımını
denetleyen adaları ele geçirdi. Japonlar ayrıca Çinhindi ve Taylant’dan
geçerek Birmanya’yı da işgal etti ve oradaki İngiliz birliklerini
Hindistan’a çekilmek zorunda bıraktılar. Güneydoğu Asya’da kurdukları
üslerden Avustralya’ya hava saldırıları düzenlediler.
Batıdaki Deniz Savaşları:
Savaş başladığında İngiltere ve Fransa’nın güçlü donanmaları vardı. Alman
donanması ise, daha küçük olmakla birlikte, modern ve etkiliydi. Uçak
gemisi yoktu,ama güçlü savaş gemiler ve hızla artan denizaltı gücüyle
ticaret gemilerine büyük zararlar verebiliyordu.
Akdeniz’ed İngiliz deniz gücünün üstünlüğü sayesinde,asker ve erzak
taşıyan düşman gemileri batırılarak Kuzey Afrika harekatına yardımcı
olundu. Ne var ki, İngiliz donanması da Alman denizaltılarının ve kıyıda
üslenmiş savaş uçaklarının yarattığı tehlike yüzünden İngiliz gemileri
Batı Çölü’ndeki savaş için gerekli desteği Cebelitarık Boğazı ve
Akdeniz’den getirmek yerine,çoğunlukla Ümit burnu ve Süveyş kanalı yolunu
izleyerek sağladılar.
Durmaksızın bombalanan Malta yalnızca denizaltılar ve küçük gemilerce
kullanılabiliyordu. Bu yüzden İngilizler’in ana deniz üssü
Mısır’da,İskenderiye’deydi. Zaman zaman Alman savaş gemileri Müttefik
ticaret gemilerine saldırmak üzere Atlas Okyanusu’na açılıyordu. Daha
sonra da ticaret gemisi görünümde,silahlandırılmış gemiler göndermeyi
sürdüler.
Atlas Okyanusu’ndaki asıl savaş Alman denizaltılarıyla oldu. Bu savaş gece
gündüz durmaksızın sürdü. Müttefikler’in,asker,savaş araç ve gereçleri de
taşıyan ticaret gemileri konvoylar oluşturarak savaş gemilerinin koruması
altında yol alabiliyorlardı. Uçak gemilerinden ve kıyıdaki hava üslerinden
kalkan savaş uçakları da deniz savaşlarına katılıyordu,ama Alman
denizaltılarına engel olmak çok güçtü. Savaş süresince bu denizaltılar
Müttefikler’in 23.351 ticaret gemisini batırdı. Buna karşılık 782 Alman
denizaltısı yok edildi.
Kuzey Afrika Çıkarması:
Müttefikler,mihver güçlerini yenmek için,önce Almanya’yı yenmek
gerektiğini düşünüyordu. 1942’de Kuzey Avrupa’yı geri alacak güçleri
olmayan Müttefikler,düşmanu önce Kuzey Afrika’dan sürmeye karar verdiler.
Bu nedenle,General Dwight D. Eisenhower komutasındaki İngiliz ve ABD
askerlerinden oluşan 100 bin kişilik bir kuvvet Fas ve Cezayir kıyılarına
çıkarma yaptı.
Bu ülkeler,o sırada Vichy Fransa’sının denetimindeydi. Vichy yönetimi önce
bu çıkarmaya karşı çıktıysa da,hemen ardından Müttefler’le işbirliğine
girdi. Müttefikler önce doğuya,Tunus’a doğru ilerledi,ama Akdeniz
üzerinden hava ve denizyoluyla getirilen güçlü Alman birliklerince
durduruldu.
1943 Ocak ayı sonunda Montgomery’nin ordusu Batı Çölü’nü geçerek Tunus’a
girdi. Zorlu çarpışmalardan sonra Müttefik orduları Mayıs 1943’te Alman ve
İtalyan kuvvetlerini çökertti ve Mihver ordularının ancak küçük bir bölümü
esir düşmekten kurtulabildi.
Müttefikler Kuzey Afrika’daki başarılarını,1943 Temmuz’unda Sicilya’yı
işgal ederek sürdürdü. Bu harekat,limanları ele geçirerek değil,açık
plajlara asker çıkararak yürütüldü. Daha önce önemli yol ve köprüleri ele
geçirmek üzere planör ve paraşütlerle hava birlikleri indirilmişti.
Ağustosun ortalarında ada ele geçirildi.
Sicilya’nın yitirilmesi ve İtalya’nın Müttefiklerce bombalanması İtalya
diktatörü Bento Mussolini’yi çekilmeye zorladı. Eylül başlarında İtalya
teslim oldu ve Malta’daki donanmasına el kondu. Bu olay İtalya’da
Müttefikler ile Almanları karşı karşıya bıraktı.
Müttefik güçler 3 Eylül’de güney İtalya’ya birkaç gün sonra da Salerno
Körfezi’ne çıktılar. Almanlar inatla direndiler. Ekimde Napoli’ye ulaşan
Müttefikler yarımadanın ortalarında güçlü bir Alman savunması tarafından
durduruldu.
1944 Ocak’ında Müttefikler, Anzio’ya çıkarak bu savunma hattının ardına
geçmeye çalıştılar. Aynı zamanda bu hattın asıl güçlü noktası olan
Cassino’ya yönelik saldırılar düzenlediler. Müttefikler Polonya
birliklerinin Cassino’yu almasından sonra Anzio’daki kuvvetlere katılmak
üzere kuzeye doğru ilerlemeyi başardılar. 4 Haziran’da Roma alındı.
Avrupa’da Savaşın Sonu:
İtalya’daki Müttefik güçler 13 Ağustos 1944’te Floransa’yı aldı. Almanlar
bunun üzerine Pisa ile Rimini arasında bir savunma hattı oluşturarak kış
gelene kadar burada tutundular. Nisan 1945’te Müttefikler Po Irmağı’nı
geçti ve Alp Dağları’na doğru ilerledi. İtalya’da Almanlar 2 Mayıs’ta
teslim oldular. İki gün sonra da Müttefikler Avusturya’dan güneye doğru
ilerleyen ABD askerleriyle buluştu. SSCB birlikleri ise 1944 Haziran’ında
Doğu Avrupa’da bir harekat başlattı. Temmuz sonunda Varşova’nın karşısında
Vistül Irmağı’nın doğu kıyısına geldiler. Daha güneyde SSCB ordu,Romanya
ve Bulgaristan’ı aldı. Finlandiya eylülde düştü. Ağustosta SSCB orduları
iki koldan ilerlemeye başladı. Biri Baltık Denizi’nin doğu kıyıları
boyunca,öbürü de Tuna vadis üzerinden Macaristan’a doğru hareket etti.
Almanlar bu ilerlemeyi durduramayarak geri çekildiler.
1945 başlarında,Almanya’nın artık uzun süre savaşamayacağı ortaya çıkmıştı.
Müttefik liderler,ABD Başkanı Roosevelt,İngiltere Başbakanı Churchill ile
SSCB’nin önderi Stalin Kırım’daki Yalta kentinde toplandılar ve
Almanya’nın koşulsuz olarak teslim alınması konusunda anlaştılar. Ayrıca
savaş sonrası Avrupa’ya ilişkin planlar da yaptılar. Ocak 1945’te SSCB
askerleri Oder Irmağı’nı Budapeşte’ye,nisan başında da Viyana’ya girdiler
ve Berlin’e doğru ilerlediler. 25 Nisan’da Berlin’i kuşattılar. Kentin
merkezinde ki bir yer altı sığınağından savunmayı yönetmekte olan Hitler
savaşın yitirildiğini kavrayarak 30 Nisan’da intihar etti. Amiral Karl
Dönitz’i kendi yerine atamıştı.
Dönitz’in temsilcileri Reims’e Müttefiklerle görüşmeye geldi. Batıda
Müttefiklere teslim olmayı; ama doğuda SSCB’ye karşı savaşı sürdürmeyi
istiyorlardı. Eisenhower Almanlar’ın her yerde koşulsuz teslim olmaları
konusunda ısrar etti. Almanya’nın teslim olması 8-9 Mayıs 1945’te gece
yarısı gerçekleşti.
Japonya’nın Teslim Olması:
ABD,Japonya’nın kıyı kentlerini yoğun bir biçimde bombaladığı sırada
Başkan Truman,Japonlar’ın direnişini kırmak ve savaşı kısaltmak
gerekçesiyle atom bombası kullanmaya karar verdi. Atom bombası
ABD’de,gizlice geliştirilen ve büyük yıkım gücü olan bir silahtı. 6
Ağustos 1945’te ABD hava kuvvetlerinin bir bombardıman uçağı Hiroşima
kenti üzerine ilk atom bombasını attı. 3 gün sonra gücü azaltılmış bir
atom bombası da Nagasaki’ye atıldı. Bu bombalar Hiroşima’da 200
bin, Nagasaki de ise 80 bin sivlin ölmesine ve on binlerce kişinin
yaralanmasına yol açtı. Bu kentler büyük ölçüde yıkıldı; bitki örtüsü çok
zarar gördü. Atom bombasının yol açtığı radyasyon etkisi yıllarca.
Radyasyon nedeniyle insanlar; daha sonra sakatlandılar ve öldüler. Uzun
yıllar sonra bile özürlü çocuklar doğdu.8 Ağustos’ta SSCB de Japonya’ya
savaş açtı ve Japonların elinde bulunan Mançurya ve Kore’yi işgale
başladı. Bunun üzerine Japonya 2 Eylül’de resmen teslim oldu ve 2. Dünya
Savaşı sona erdi.
|